Hipnozun Kullanım Alanları Nelerdir?

Hipnozun Kullanım Alanları Nelerdir?

Özgüven Eksikliği

Özgüven, psikolojik yaşamın temel öğelerinden biri, duygusal bir gerekliliktir. Kişiye güç verir, enerjiyi artırır ve kişiyi daha fazla çaba göstermeye özendirir. Başarı için ilham kaynağıdır.

İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden biri de kendisinin farkında olmasıdır. Bir kimlik oluşturur ve sonra bu kimliğe bir değer kazandırır. Başka bir deyişle kim olduğunu tanımlama ve sonra bu kimliği sevip sevmediğine karar verme gücüne sahiptir. İşte, özgüven sorunu insanın bu yargı gücü ile ilgilidir. Kendimize verdiğimiz değeri yüzde yüz etkileyen en önemli etken düşüncelerimizdir. Aynaya bakıp “ Ne kadar da şişmanım.” dediğinizi  varsayalım. “Patates çuvalı gibiyim. Kimse beni beğenmeyecek.” diye de düşünebilirsiniz, “Artık kendime dikkat etme zamanım gelmiş.” diye de. Birinci düşünce biçimi özgüveninizi sarsar  ama ikincisi o kadar etkilemez.  Aynadaki görüntü aynı  ama düşünce farklıdır. Herkesin eleştiren bir iç sesi vardır bununla birlikte özgüveni düşük kişilerin iç sesi daha acımasız ve konuşkan olur. Böyle kişiler duygularını açmak, cinsel kimliklerini ifade etmek, ilgi odağı ya da eleştiriye hedef olmak, yardım istemek, sorun çözmek  gibi konularda yeteneklerini sınırlarlar.

Özgüven düşüklüğü bazen yalnızca belli alanlarda kendini gösterir. Örneğin, sosyal ilişkilerde kendini yetersiz hisseden bir kişi mesleğiyle ilgili alanda kendini güçlü ve yeterli bulabilir.

Özgüven eksikliği sosyal, akademik, mesleki alanda daha az risk almaya, insanlarla karşılaşmaktan, bir iş görüşmesi yapmaktan ya da başarısızlık olasılığı bulunan herhangi bir durumun üzerine gitmekten çekinmeye yol açar.

Kaygı, depresyon, cinsel sorunlar, ilişki güçlüğü gibi problemlerin kökeninde de özgüven eksikliği yer alır.

Olumsuz duygulara yol açan olumsuz benlik değeri üzerinde hipnozla yapılan çalışmalar kişinin özgüvenini daha çabuk ve daha etkin bir şekilde artırır. Kişinin kendisini algılama ve hissetme biçimi değişir. Bunların değişmesi yaşamının bütün yönlerini etkiler ve kişi zamanla artan bir özgürlük duygusu kazanır.

Depresyon

Duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtilerle kendisini gösteren bir durumdur.Uyku bozukluğu, iştah bozukluğu, yorgunluk, dikkat kaybı, unutkanlık gibi bedensel belirtilerin yanı sıra içe kapanma, kendini çevreden izole etme, yaşamdan keyif alamama, günlük aktiviteleri yapmakta zorlanma, kişisel bakımda zorlanma, değersizlik duygusu, suçluluk duygusu gibi zihinsel belirtilerle de ifade edilir.

Yaşamımızda strese yol açan unsurların her geçen gün artması daha çok sayıdaki kişinin kendisini depresyonda hissetmesine yol açmaktadır. Böyle bir ruh halinin oluşmasında çevre kadar kendi algılama ve düşünme biçimimizin de büyük etkisi vardır. Bir olayı nasıl yorumladığımız duygu ve davranışlarımızı belirler. Genellikle mutluluğumuzun diğer kişilerin davranışlarına bağlı olduğunu düşünür ve onları değiştirmeye çalışırız. Halbuki enerjimizi başkalarını değiştirmek için değil, kendimizi değiştirmek için harcarsak daha kısa zamanda sonuca ulaşırız. Hipnoz uygulaması ile istenen değişim sağlanır.

Panik Atak

Panik atak, kişinin çoğu zaman  yoğun bir korku ya da rahatsızlık duyma anıdır. Korkunun şiddeti ile yaşanan durum arasında genelde bağlantı yoktur.

Bu ataklar sırasında nefes darlığı, çarpıntı, bulantı, baş dönmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, soluğun kesilmesi ya da boğuluyormuş gibi olma duyumları ya da kontrolünü kaybedeceği korkusu gibi belirtiler görülür. Bunun sonucu olarak insanlar panik atak belirtilerini tekrar yaşamaktan korkarlar ve hayattan zevk alarak yaşayamazlar.

Hipnoz, panik atak  yaratan geçmiş olayların yeniden yaşatılması, buradaki mevcut algının ne olduğunun anlaşılması sonra da bu algının yerine istenen yeni anlayışın yerleştirilmesi amacına yöneliktir.

Sigarayı Bırakma

Kişinin sigarayla arasındaki bağ tamamen psikolojik ve biraz da fizyolojiktir. Hipnozun sigarayı bırakmanıza yardımcı olabilmesi için sigarayı gerçekten bırakmak istemenizin önemi büyüktür. Bu aşamada kendinize karşı dürüst olun.

Genellikle alışkanlıklar bilinç işin içine girmeden otomatik olarak meydana çıkar. Siz hiç farkında olmadan sıkıldığınızda, üzüldüğünüzde, yemeklerden sonra, bilgisayarda çalışırken, çay- kahve içerken, araba sürerken eliniz sigaraya gidiverir.

 Bir alışkanlığı durdurmak amacıyla bilinçli bir karar verebilmek için her şeyden önce içerdiği davranışın farkına varmak gerekir. Davranışı incelerken zihninizde sigara içtiğiniz bir durumu hayal etmek ve sigara içmeden hemen önceki duygularınızı ve düşüncelerinizi tanımlamak etkili olur. Alışkanlığınızın altında yatan neden ortaya çıktığında hipnoz bu alışkanlığı kırmanın, bu otomatik pilotu devreden çıkarmanın en etkili yoludur.

Hipnoz neden etkili? Çünkü sigara içmeye neden olan duyguların kökleri bilinçaltındadır. Hipnoz, bilinçaltına ulaşmada en güçlü yöntemdir. Sigara bilinçaltı tarafından bir arkadaş, bir koruyucu, çevre ile ilişki kurma aracı, keyif verici bir nesne olarak programlandığı için bu programlar değiştirilmeden sigaradan kurtulmak zordur. Duygusal sorunlarınız temizlendikçe sigaraya olan ihtiyacınız da ortadan kalkacaktır.

Kilo Verme

Neden aynı hızla kilo kaybetmiyoruz?

Vücudumuz yağ kaybetmekten hoşlanmıyor da ondan. Genetik kodlarımız fazla yağı enerji kaynağı olarak algılıyor ve herhangi bir açlık-kıtlık halinde hayatta kalmanın garantisi olarak kabul ediyor. İşte bu nedenle kişi yağ vermeye devam ettikçe vücut yağ kaybını önleyen sistemleri bir bir devreye sokuyor. Aslına bakılırsa diyet planlarının ilk haftalarında verilen kiloların çoğu su ve kas dokusu kaybıdır. Yağ kaybı başladığında kilo verme de yavaşlıyor; çünkü kişi kilo verdikçe durumu tehlikede gören bilinçaltı metabolizma hızını düşürüyor. Bu düşme bazen %20’leri bulabiliyor; çünkü bilinçaltı kıtlık ile diyet yapmak arasındaki farkı anlayamıyor. Kıtlık genlerimizin milyonlarca yıllık problemi, diyet yapmaksa son elli yılın modası. Bu nedenle diyet yapmak, genetik olarak yağlanmak üzerine kodlanmış vücudumuz için kazanılması daha baştan güç bir savaş.

Yemek yemeyi kaygı, stres, can sıkıntısı, gelecek kaygısı, ilgi, sevgi ihtiyacı gibi baş edemediğiniz ya da tatmin edilmeyen duygularınızı bastırmak için kullanıyorsanız dünyanın hiçbir diyeti sorununuzu kalıcı olarak çözemeyecektir. Diyetlerle kilo verseniz bile bir süre sonra yeniden aldığınızı görürsünüz. En kötüsü de böyle defalarca kilo alıp verdikten sonra umutsuzluğa kapılıp iradesiz olduğunuzu düşünmeye başlamanız ve kendinize olan güveninizi yitirmenizdir. Aslında kilo daha derinlerdeki başka bir sorunun kendini gösterme biçimidir. Bu yüzden öncelikle teselliyi yemeklerde aramanıza neden olan derindeki sorunu çözmeniz gerekir.

Kilo probleminden şikâyetçiyseniz, yaşadığınız bu kısır döngüden bıktıysanız ve bir çözüm arıyorsanız hipnoz aradığınız yöntemdir.

Vajinismus

Duygusal bir olaya bedensel bir tepkidir. Cinsel ilişkiyle ilgili yanlış kurgulanmış zihinsel algının olumsuz bir sonucudur. Erkek ve kadınlardaki pek çok cinsel işlev sorunu çok küçük yaşlardan itibaren bilinçaltına atılmış birtakım duyguların davranış haline getirilmesi ile kazanılmaktadır. Çoğu zaman bilinçaltında cinselliğe ve cinsel ilişkiye yönelik kaygı ve korkular yatmaktadır. Bu korkular  ya daha çok küçük yaşlarda çocukların yanında yapılan cinsel içerikli konuşmaları ya da çocukları cinsellikle ilgili uyarmak için kurulan yanlış cümleleri kapsar.

Cinsel ilişkinin acı verici bir deneyim olduğuna ilişkin korku, bilinçaltını sorunu çözmeye yönelik bir çözüm bulmaya iter. Bu da girişi engellemek için hemen vajina etrafındaki kasları kasmaktır. İlgili kasları öyle güçlü kasar ki erkek ne kadar zorlasa da vajina girişini aşamaz. Eğer ilk denemede bu engel aşılamadıysa bir daha kolay kolay aşılamaz; çünkü bilinçaltı bulduğu çözümün işe yaradığını görünce artık her ilişki denemesinde bir öncekinden daha güçlü kasar.

Vajinismus hali sürdükçe sorunun kendisi de sorun olmaya başlar. Sorunların kökü bilinçaltındadır. Hipnoterapi ile sorunun köküne ulaşılır. Böylece çocukluk deneyimlerinize dayalı eski programlarınızı, yetişkin gözüyle görüp doğru benlik değerlendirmeleriyle yenilemeye başlayabilirsiniz. Çok derinlere yerleşmiş olumsuz inançlarınızı, duygularınızı yeniden yapılandırabilirsiniz. Kimi durumlarda bilinçaltındaki inanç çözülür  ama fiziksel alışkanlık haline gelmiş tepki bir süre devam edebilir. Bu tip kalıplaşmış tepkiler de uygun hipnoz teknikleriyle ortadan kaldırılır.

Kaygı , korku ve fobiler

Belli bir miktar kaygı eyleme yönelten bir güç olabilir ve problem çözme ile üretkenlik için yararlı bir uyaran olarak işlev görebilir. Ancak fazla kaygılı olmak sağlığı ve mutluluğu olumsuz şekilde etkiler. Bazıları için basit bir problem ve uğraştırıcı olan bir şey, bazıları için tehdit edici ve oldukça kaygı verici bir durum olabilir. Bu kaygı biraz daha ileri bir düzeyde derin bir korkuya dönüşebilir. Korkuların günlük yaşamı olumsuz etkileyen, kontrolden çıkmış hali de fobilerdir.

Gerçekte korku yaratmayacak bir objeye, aktiviteye veya duruma karşı gerçekçi olmayan, kontrol edilemeyen bir korku duymaya fobi denir. Fobik kişiler belli bir durum, nesne veya aktivite ile karşılaştıklarında aşırı kaygı duyarlar.

Korkunun kontrolden çıkması, yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan bir ön-uyarı sistemiyle uyum sağlanamaması anlamındadır. Kişi, o korkunun, onu kaçınmaya zorladığı durumlardan kaçınmayı sağlayamaz ya da bu kaçınma, onu duygusal olarak rahatlatmaz. Yine kaygı ve korku içindedir ve bu kaygı onun günlük yaşamını istediği tarzda sürdürmesine olanak vermez.

Hipnoz ile bedende sıkışmış duygular boşaltılır ve geçmişte yaşanan yaşantıyla ilgili yeni bir düzenleme yapılarak sorun tamamen ortadan kaldırılır.

Ağrı Kontrolü

Uluslararası Ağrı Araştırmaları Teşkilatı (IASP) tarafından yapılan tanımlamaya göre ağrı, “Vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan, gerçek ya da olası bir doku hasarı ile birlikte bulunan, hastanın geçmişteki deneyimleriyle ilgili, duyusal ve hoş olmayan bir duyudur. ” Ağrı her zaman kişiye özeldir. Bu nedenle kişiden kişiye büyük farklılıklar taşır. Ağrı, insanların sinir sistemini, dolaşım sistemini ve diğer mekanizmalarını yakından ilgilendirir. Rahatsızlık hislerinin yanı sıra zihinsel ve duygusal tepkileri de içerir. Yaşadığımız stres de ağrının artmasına neden olur.

Ağrı önemli bir uyarma görevine sahip olduğundan ağrının neden olduğunu anlamadan ortadan kaldırmak doğru değildir. Ağrı kontrolüyle ilgili bir programa başlamadan önce ağrının doğasının anlaşılması için bir doktora başvurmak önemlidir.

Hipnoz ağrı tedavisinde kullanılan etkili tekniklerden biridir. Özellikle kronik(müzmin) ağrıların ve psikolojik ağrıların tedavisinde çok etkilidir.

Tırnak Yeme

Tırnak yeme, çoğunlukla 3-4 yaşlarında başlar. Ruhsal gerilimin, sıkıntı ya da saldırganlık  duygularının açığa vurulmadığı durumlarda, çocuğun bu saldırganlık dürtüsünü kendisine yönlendirmesi olarak kabul edilir. Huzursuz çocuklarda sıklıkla görülür. Kendine güvenmeme, aile içinde aşırı baskılı ve otoriter bir eğitimin uygulanması, çocuğun sürekli azarlanarak eleştirilmesi, kıskançlık, yeterli ilgi ve sevgi görememe de tırnak yemeye yol açar. Alışkanlık daha çok olumsuz duygu durumlarının bastırılmasıyla ortaya çıkar. Tırnak yeme model alma yoluyla da öğrenilen  bir davranıştır. Ailede herhangi bir bireyin tırnak yeme davranışı göstermesi doğal olarak çocuğun ilgisini çekecektir.

Hipnozla duyguların boşaltılması sağlanarak tırnak yemeye yol açan olaya karşı yeni bir bakış açısı oluşturulur ve alışkanlık ortadan kalkar.

Alt Islatma

Alt ıslatma, çocukların bazen de yetişkinlerin idrar kaçırma problemidir. Alt ıslatmanın nedeni çoğunlukla psikolojiktir.

Tuvalet eğitimi almış bir çocuk yaşamında olağan dışı stresle karşılaştığında, örneğin bir kardeşi olduğunda, tüm ilgi yeni kardeşe yönelmişse ilgi çekmek, tekrar eskisi gibi sevilmek için altını ıslatarak tekrar ilgi çekmeye çalışabilir. Uzun süre bu duygularla yaşadıklarında utanç hissiyle birlikte zamanla özgüven eksikliği, çekingenlik, ilişkilerinde yetersizlik, sosyal fobi gelişebilir.

Psikolojik nedenlere bağlı alt ıslatma sorunun çözümünde hipnoz çok yararlı olmaktadır. Hipnoz ile sorunun temelindeki asıl nedenler ortaya çıkarılıp sorun çözümlenir.

Uyku Sorunları

Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme veya sonlandırmayla ilgili problemler, dinlendirici olmayan uyku, uyku sorunu olarak kabul edilmektedir. Herkesin farklı bir uyku süresi olabilir ancak asıl önemlisi uykunun kalitesidir. Günlük aktivitelerimizi gerçekleştirmek için sağlıklı bir uykuya gereksinmemiz vardır. Bu olmadığı takdirde gündüzleri yorgunluk hali, huzursuzluk, zihinsel işlevlerde bozulma gibi durumları da beraberinde getirir.

Çalışmaya öncelikle bu sorunun ne zamandan beri yaşandığı, sorunu tetikleyen etmenlerin neler  olduğu ve bu soruna eşlik eden başka sorunlar olup olmadığı hakkında bilgiler elde edilerek başlanır.

Günlük streslerden kaynaklanan bir uyku sorunu varsa kişi otohipnozla (kendi kendine hipnoz) kendisini gevşetmeyi öğrenerek bu sorunu kolaylıkla aşabilir.

Sosyal Medya

Hipnoz Hipnoz Nedir? Hipnoz, bilinç dışına... Devamını oku...